Propaganda Medya

Propaganda Medya Özgür Propaganda.

09/08/2026

Blitzkrieg: Almanlara üst üste savaş kazandıran efsanevi harp taktiği

Tarihçi Said Alpsoy:

“Blitzkrieg’in Türkçe çevirisi Yıldırım Harbi demek. Bunun basit tanımı uçaklarla tanklar arasında telsiz vasıtasıyla kurulan yakın yoğun işbirliği neticesinde bu iki ana silah platformunu muharebe meydanında harbin sonunu belirleyebilecek stratejik bir etkinlik düzeyine taşımış olmaları.

Şimdi ordulardan bir tanesi hücuma geçecek, karşıdaki orduyu bir taarruzla mağlup etmeye gayret edecek. Eski stratejide saldıracak olan ordunun topçu kuvveti adına yumuşatma bombardımanı diye tabir edilen düşman mevzilerine yönelik önce bir bombardıman tatbik ediyor. Bu bombardımanla düşman mevzilerinin arkadan gelecek olan piyade taarruzu karşısında iyice zayıfladığı kabul ediliyor.

Sonra piyade taarruza geçiyor. Kendi topçusu tarafından yumuşatılmış olan düşman mevzilerine giriyor. Yani her şeyin de buna uygun başarılı şekilde ilerlediğini kabul edersek giriyor, düşman mevzilerini ele geçiriyor.

Dolayısıyla taarruzun birinci safhası bitmiş oluyor. Şimdi aşağı yukarı bunun tekrarı diyebileceğimiz ikinci safha olacak.

Ama tabii o arada topların ileriye taşınması lazım. Bunun için harekattan büyük ölçüde durdurulması lazım. Toplar ileriye taşınıyor. Sonra az önce anlattığım strateji ikinci bir kere daha tekrarlanıyor.

Şimdi bu topların ileriye taşınması, yeniden mevzilenmesi harbin sürecini, sıcaklığını yani ona nasıl ivmesini fevkalade olumsuz olarak etkileyen bir faktör.

Tank uçak kullanımını bir arada yaptığınız vakit bu zaman kaybı olumsuz faktörü ortadan çıkartıp adeta hani neredeyse saldıran tarafa sürekli saldırı halinde olma avantajı getiriyor. Karşı taraf da saldıran tarafın bu beklemesinden istifade ederek yeni bir tahkimat, yeni bir savunma ağı inşa edebilme avantajını kaybediyor.

Yani cepheyi bir sefer Blitzkrieg taktik stratejisiyle yardığınız takdirde artık karşı taraf harbi neredeyse kaybetmiş durumuna geliyor.”

07/08/2026

Japonlar alfabelerinin latin harfleriyle
değiştirilmesine müsade etmedi

Tarihçi Said Alpsoy:

“Yani burada şimdi Japonya'ya sözü kaydıracağım da bize ait ciddi bir karşılaştırma ızdırabı da meydana getirdiği için zikretmek zorundayım.

Mesela aynı işi Japonya'da meşhur General MacArthur yaparken Japon alfabesini değiştirmeye kalkışıyor. Diyor ki Latin alfabesi getirelim bunlara.

Hani tarihleriyle de bütün olaylarını kopartalım ki, bunu bir işgal kuvveti komutanı olarak düşünüyor.

Ama o şartlarda bile Japon halkından öyle muazzam bir tepki geliyor ki MacArthur bu planından vazgeçmek zorunda kalıyor.

Tarihi otantik ve yanlış hatırlamıyorsam 7-8.000 ayrı parçacıktan oluşan Japon alfabesi hala devam ediyor.”

02/08/2026

İttihad Terakki'nin Osmanlı'yı savaşa sokmasıyla Osmanlı'nın tabutuna son çivi çakılmış oldu

Tarihçi Said Alpsoy:

"İkinci Meşrutiyet ilan edildi. Bununla 31 Mart arasında kalan ve bir seneden az 9-10 aylık süreç içerisinde mesela Enver Paşa, meşhur Enver Paşa Almanya'ya Osmanlı askeri ateşesi olarak gönderildi.

Esasen orada Almanlar tarafından yakın markaja alınma süreci zirvesine ulaşmış oldu. Yani uzaktan kumandalı falan değil de bizzat Berlin'de.

Ve burada şunu yaptılar. Enver gibi çocuk ruhlu bu tür psikolojik jestlere son derece açık olan birisine. Yani protokolde aslında hiçbir karşılığı olmamasına rağmen birçok törende, askeri ziyafette falan II. Wilhelm'in yanına oturtuyorlar ziyafet masasında.

(Enver'in zaaflarını) anlamışlar tam onları okşayarak çaktırmadan, çünkü çaktırarak Enver kontrole girebilecek bir tip değil yani. O ancak böyle hissettirmeden yönlendirilebilecek biri. Almanlar da bunu mükemmelen yapmışlar.

Yani şu literatürde çok yaygın paylaşılır. Osmanlı'ya gönderilecek olan yardım malzemelerini taşıyan tren vagonlarının üzerine Osmanlı Devleti ya da Konstantinopol falan değil de Enverland yazıyorlar. Enver de tabii bunları mutlaka görüyor haberi oluyor. Enverland demek yani Enver'in ülkesi.

Hani öyle ki Almanlar ona otomatikman demiş oluyorlar ki Osmanlı demek bize göre sen demeksin. Şimdi burada oturmuş kişiliğe sahip birisi olsaydı çok farklı tepki verirdi. Yani onda ters etki büyük ihtimal yapardı.

Ama Enver gibi böyle pohpohlanmaya son derece açık, bu noktada çocuk ruhlu diyebileceğimiz bir insan bundan müthiş haz duydu, keyif aldı.

Sonuç şuraya geldi. Şimdi 9-10 ay sonra yaşanan bu 31 Mart hadisesi bugün için hala daha en azından akademik düzeyde bilimsel anlamda tam manasıyla kapatılmış bir konu değildir. Yani bu neydi, arkasında kim vardı falan.

Bu tartışmalar devam ediyor ama geldiğimiz noktada en kuvvetli arkasındaki güç olma anlamında ihtimal Almanlar.

Peki 31 Mart oldu, ne oldu? İttihat Terakki Partisi'nin iktidarı kesinleşmiş oldu. (...)

İşte sonra onun yönlendirmesiyle ve büyük ölçüde gene yani Goeben Breslau hadiselerini hatırlarsanız. Enver Paşa'nın kişisel inisiyatifiyle Osmanlı Devleti I. Dünya Harbi'ne sokuldu. Tabutuna da son çivi çakılmış oldu bu sayede.”

02/08/2026

Pek çok şarttan birisi bile oluşmasaydı 2. Dünya Savaşı başlamazdı

Tarihçi Said Alpsoy:

“Bir oluşumun gerçekleşebilmesi için mesela 50 tane, 100 tane sebebin bir arada mükemmelen bulunmasına ihtiyaç vardır. Ama o oluşumun gerçekleşmemesi ya da oluştuktan sonra ortadan kalkması için o olmazsa olmaz dediğimiz sebeplerden bir tanesinin bile yokluğu yeterlidir.

Dünya Harbi'nin başlaması için Versay gibi çok kötü bir mirasa ihtiyaç var mı? Yani olmazsa olmaz sebeplerden mi? Evet.

Bunu Almanya özelinde böyle sonuna kadar kanırta kanırta sömürecek, istismar edecek bir N**i ideolojisine, hareketine ihtiyaç var mı? Evet, o da mevcut. Şimdi heybeye koyuyoruz tek tek.

Ama N**ilere bu istismarı Almanya'da milletin büyük kısmını arkasına takacak ve iktidarı ellerine aldırtacak mesela bir 1929 küresel ekonomik krize ihtiyaç var mı? Evet, bunu da heybeye atıyoruz.

Bunun karşısında karşı tarafın bu gidişatı bir türlü yani bugün insanı hakikaten hayrete sevk edecek ölçüde anlayamaması, görememesi yani Dünya Harbine doğru giden bütün alametler hem de bağıra bağıra yıllar içerisinde uzun bir süreçte kendilerini göstermiş olmalarına rağmen bunları bir türlü anlamamakta, okumamakta ısrar edecek olan bir karşı taraf körlüğüne, basiretsizliğine ihtiyaç var mı? Evet, çoğaltabiliriz bunları.

Şimdi tuhaf olan şu: Yani bunlardan bir Bir tanesini çektiğiniz vakit II. Dünya Harbi olmazdı. Yani diyelim ki hepsi bütün bu saydığımız ve sayamadığımız şartlar mevcut ama 1929 dünya ekonomik krizi yaşanmazdı.

Yani durum şu. Şimdi ondan önceki Almanya'da yapılan son genel seçimde N**ilerin 1928 seçiminde N**ilerin aldığı oy oranı %2,5. Marjinal bir parti o şekilde devam eder, muhtemelen bir süre sonra yani en geç Hitler'in ölümüyle veyahut onun ölümüne bile kalmadan parti içi ciddi hizipleşmeler, çatışmalar etkisiyle dağılır giderdi.

Müslüman olarak şunu söylemek durumundayız. Kader-i İlahi böyle takdir etmiş esasen. Şartların hepsi mükemmelen bir araya geliyor. II. Dünya Harbi'ne doğru giden yolu başlatıyor.”

01/08/2026

Siyasi Liderler İkinci Dünya Savaşı’nı neden öngöremedi?

Tarihçi Said Alpsoy:

“O günün müttefik siyasi liderleri üzerinden konuşursak mesela bir Clemenceau gibi bir Lloyd George gibi isimler niçin göremediler?

Yani onların da şöyle bir handikapı vardı. I. Dünya Harbi'nin özellikle beşeri maliyeti, can kaybı sayısı Fransa'ya ve İngiltere'ye çok yüksek oldu.

Bu Fransız ve İngiliz halkında yani bu Almanlara yapabileceğimiz en büyük kötülüğü yapalım, en büyük cezayı verelim şeklinde o sırada çok muazzam bir toplumsal psikoloji oluşturdu.

Ve bunlar da seçimle gelmiş ve tekrar seçime gidecek liderler olarak kendi halklarının bu psikolojisini görmezden gelemedi.

Harp baştan sona kadar büyük ölçüde Fransa topraklarında Belçika ile beraber Flandre denilen bugünkü yani haritaya baktığınızda Kuzeybatı Fransa topraklarında gerçekleştiği için Fransız anavatanında can kaybının yanı sıra çok muazzam bir maddi yıkıma da yol açmıştır.

Tabii bu iki halkta aslında doğal kabul etmek lazım, ciddi bir Almanlar yaptıklarını ödesin beklentisi oluşturdu. Hükümetler de bir yönüyle buna ister istemez riayet etmek zorunda kaldılar.

O yüzden Versay'da Almanlara çok ağır şartlar dayatıldı. Ama bu yapılırken Almanya işgal edilmedi.

Çünkü işgale kalkışılsaydı her ne kadar zayıflamış olsa bile Alman ordusunun anavatanı koruma içgüdüsüyle diyelim çok ciddi ve karşı tarafa çok ağır bedel ödetecek bir savunma ortaya koyacakları belliydi ve karşı taraf o ana kadar verdikleri can kaybının üzerine bir de Almanya'nın işgali muharebelerinde belki bir katı daha ona eklenebilecek kayıpları göze alamadılar.

Yani şimdi bunları yan yana koyduğumuz vakit kısmen siyasi liderlerin basiretsizliklerinin eseri, kısmen onları da aşan mevcut bir takım karşı konulamaz objektif maddi şartların zorlaması neticesinde Versay Antlaşması bir genel harbi bitirmeye yönelik çok kötü bir barış anlaşması olmuş oldu. Tohumlar da orada atılmış oldu 2. Dünya Harbi'ne ait.”

31/07/2026

Tarihçi Said Alpsoy:

"Aşağı yukarı konunun bütün uzmanlarının, bütün tarihçilerin ittifakıyla Versay Antlaşması çok kötü bir barış antlaşması olduğu için, yeni ve öncekinden daha büyük bir harbin zeminini oluşturmuştur.

1919 senesinin Haziran ayında Versay görüşmeleri bir barış anlaşmasının imzalanmasıyla bitti. Şimdi burada benim aklıma hep bir Afrika atasözü gelir. Demişler ki Aslanın kuyruğunu tutma ya, sımsıkı tut.

Versay sıkıntısı da bu noktada. Yani ikisini de yapmıyor. Ne demek istedik şimdi?

Almanya mağlubiyeti kabul etmiş, masaya oturalım teklifi ondan gelmiş. Buna karşılık müttefikler son derece kötücül ve intikamcı bir yaklaşım sergiliyorlar Almanya'ya karşı.

Yani mesela 100 bin kişiden fazla ordu olmayacak, ağır topun olacak, uçağın olmayacak, denizaltı olmayacak, 10 bin ton ağır savaş gemisi olmayacak falan.

Keza harp tazminatı olarak istenen rakam 100 milyarlarca Amerikan dolarına tekabül eden çok korkunç, uçuk, ütopik bir rakam.

Yani ezcümle. Almanya'dan toprak alınıyor falan, Almanya'ya ödeyemeyeceği şartlar.

Sonra N**ilerin yapacağı gibi Alman iç siyasetinde bu barış antlaşmasını dinamitlemeye yönelik her çeşit tahrik ve kışkırtma unsuru konuluyor.

Alman halkının gururu kırılıyor. Ama bu yapılırken de Almanya'nın mevcut potansiyel gücüne dokunulmuyor. Yani Almanya işgal edilmiyor.

Yani Alman halkını ikinci bir harp isteğini arayışına sokabilecek ölçüde, gururlarını kıracak şekilde ağır şartlarda onlara dayattılar. İçeride de dediğim gibi, N**ilerin mükemmelen kullanacakları çok ciddi bir istismar zemini hazırlamış oldular."

10/05/2026

Asrın Tok:

Afganistan yönetimi dedi ki “O uyuşturucu tarlalarınızı yakın yoksa gelir sizi o tarlalarınıza gömeriz.”

Bu şekilde sorun hızlıca çözüldü.

07/05/2026

Asrın Tok, Afganistan ziyaretini anlattı.

“Afganistan Yatırım Bakanı odasında yerde hasırda oturuyor.

Biz gittik bizim yanımızda oturdu, bizim için ısıtıcı açtılar.

Bakan seviyesinde bir adamın böyle olması beni şaşırttı.

Bizde vize memuru bile yüzümüze bakmıyor.”

Furkan Bölükbaşı açlık orucunun altıncı günündeki deneyimlerini, vücut parametrelerindeki değişimleri PROPAGANDA kanalın...
21/04/2026

Furkan Bölükbaşı açlık orucunun altıncı günündeki deneyimlerini, vücut parametrelerindeki değişimleri PROPAGANDA kanalında anlattı. Soruları cevapladı.

1 like. "Açlık Orucu GÜN6 | Deneyimimi Gün Gün Anlatıyorum | Furkan Bölükbaşı"

Furkan Bölükbaşı açlık orucunun beşinci günündeki deneyimlerini, vücut parametrelerindeki değişimleri PROPAGANDA kanalın...
20/04/2026

Furkan Bölükbaşı açlık orucunun beşinci günündeki deneyimlerini, vücut parametrelerindeki değişimleri PROPAGANDA kanalında anlattı. Soruları cevapladı.

https://www.youtube.com/watch?v=uis8E82q-8s

Address

Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Propaganda Medya posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Propaganda Medya:

Shortcuts

Share