05/05/2025
Son yağmurlu günde LATMOS'A koştuk. Kısa da olsa onun kalbinde, onun nefesiyle nefes aldık, ona kulak verdik. Binlerce yıllık hikayesinin minicik parçalarını anlattı bize. Gururlu ve mağrurdu binlerce yıldır olduğu gibi. Aynı zamanda da kırgın ve yaralı. Binlerce yıllık hikayesinin en acıklı, en yaralı, belki de en savunmasız kısmını, bizlere anlatamıyor. Çünkü, bizler bunu yaşayarak görüyoruz. Bakarken gözlerimizi alamadığımız, Latmos'un kalbi dediğimiz bu olağanüstü alan, bölgedeki diğer pek çok yer maden tehlikesi ile karşı karşıya. Gözü doymayan sömürge madenciliği Latmos'un peşini bırakmıyor. Lavabo, fayans, klozet yapmak için bu güzelliklere bir vicdan nasıl kıyar? Düşman yapmazken bunu, içimizdeki yağmacılar dur durak bilmeden ülkemizin dağlarını, derelerini, ormanlarını, denizlerini sırf 3 5 milyon daha fazla kazanmak için, yarını düşünmeden katlediyor. Akıl alır gibi değil.
LATMOS'TA TALAN VAR.
LATMOS'TA YAĞMA VAR.
LATMOS'TA DOĞA VE TARİH KATLEDİLİYOR.
KÜLTÜREL, TARİHİ VE DOĞAL MİRAD MİRAS BİLE İSTEYE YOK EDİLİYOR.
TANRILARIN OYUN BAHÇESİ 3 5 PEŞKEŞÇİYE MALZEME EDİLİYOR.
LATMOS'A SES VERİN.
LATMOS'A YARDIM EDİN.