06/09/2026
Fifty / Fifty
FOTOĞRAFIN HİKÂYESİ
24 Mayıs 2026…
Kofçaz, Elmacık Tepeleri.
Bahar göçü zamanı.
Arı şahinlerini izliyorum.
Uçurumun kenarında, gökyüzünü tararken önümden geçen her arı şahini için aynı hesabı yapıyorum.
Bulunduğum noktaya göre iki ihtimal var.
Birinci ihtimal:
Tepenin açığından gelir, geldiği yönde devam eder ve aşağıdaki ovayı takip ederek uzaklaşır.
İkinci ihtimal:
Sırtı takip eder ve doğrudan bana doğru gelir.
Ve kuş ikinci yolu seçiyor.
İlk %50 benim lehime…
Ama hikâye daha yeni başlıyor.
İkinci acaba…
Hava kararsız.
Bir açıyor, bir kapanıyor. Yoğun parçalı bulutlar ve rüzgâr var.
Kuş bulunduğum bölgeden geçebilir.
Ama tam güneşin ortaya çıktığı anda mı geçecek?
Yoksa güneş bulutların arkasında mı kalacak?
Yine %50…(Birleşik ihtimal %25)
Ve yine benim lehime.
Üçüncü acaba…
Sırtı takip ederek bana doğru geliyor.
Fakat bulunduğum noktaya gelmeden hemen önce sırtı aşma ihtimali de var.
Eğer öyle olursa kuş arkamda kalacak.
Üstelik ters ışıkta…
Yine %50...(Birleşik ihtimal %12,5)
Ve yine lehime.
Buraya kadar aslında benim hiçbir etkimin olmadığı üç ayrı ihtimal, birer birer benim tarafıma dönüyor.
Ama doğada şansın sana açtığı kapıdan geçebilmek için, senin de hazır olman gerekiyor.
Kuş artık çok yakın.
Sırtı aşmaya kalktığı anda karşıdan aldığı rüzgâr onu önüme doğru itiyor.
İşte o an başka bir problem başlıyor.
600 mm'de kalırsam kuşu takip etmek neredeyse imkânsız olacak.
Açısal hızı çok artacak.
Bir anlık gecikme, kuşun kadrajdan çıkması demek.
Ve kuş dalışa geçiyor…
O anda düşünmüyorum.
Tamamen sezgisel bir hareketle zoom lensi geriye çekiyorum.
Ve deklanşöre basıyorum.
Sonuçta ortaya çıkan kare bu…
Fotoğrafı çektikten sonra EXIF bilgilerine baktığımda, o anda lensi 240 mm'ye kadar çektiğimi görüyorum.
Belki de o anı özel yapan şey tam olarak buydu.
Çünkü yaban hayatı fotoğrafı çekmeye başladığım günden beri hep aynı dilekte bulunuyorum:
“O ana tanık olabilecek kadar şanslı,
iyi değerlendirebilecek kadar da teknik olarak yeterli olmayı dilerim.”
Bazen doğa sana bir an verir.
Bütün mesele, o an geldiğinde hazır olmaktır.