02/09/2025
Bir evin önünden geçerken hele eski bir İstanbul eviyse, içini merak ettiğiniz oldu mu? Benim her eski, tarihi eve rastladığımda yaşadığım bir duygudur bu. Dışarıdan görebildiğimiz bölümleri olan yıllanmış ahşap cephesinde, kapı detaylarında hayranlıkla göz gezdiririm. Pencereleri, cumbası, varsa balkonu biraz daha ipucu verir. Bundan sonra hikayenin devamı hayal gücüme kalır.
Geçen hafta Gayrımenkul Danışmanı sevgili Tuncay Gökel’in portföyündeki 2. derece tarihi eser olan bir evi fotoğraflayacağımı öğrenince heyecanlandım. Buluşup çekeceğimi evin önüne varınca da tesadüfün bu kadarına hayret ettim. Zira Tuncay’ın portföyündeki fotoğraflayacağım bu eski İstanbul evi, benim gittiğim, sevgili Ege Menteş’in seramik stüdyosunun yanındaki evdi. Defalarca önünden geçtiğim, cephesini, kağısını fotoğraflayıp hikayelerimde paylaştığım, ve her zamanki gibi içini çok merak ettiğim bir yapıydı. Bu sefer, kat kat, oda oda fotoğraflamak için talih bizi buluşturmuştu.
İyi bakılmış, aslına uygun korunmuş detayları, Kadıköy’ün ortasında vaha gibi bir bahçesiyle bir süre güzellikleri barındıran bu evi merak etmekte haklıymışım. Çekim bitip de oradan ayrılırken ‘kimbilir’ dedim ‘İstanbul’da böyle nice saklı güzellikler var.
Umarım bu değerli ev de en kısa zamanda yeni sahipleriyle buluşur. Onların mutlu yuvası olur.