11/05/2023
eykoz Mecidiye Kasrı
Osmanlı devrinden kalan ve Dolmabahçe ile Beylerbeyi saraylarından önce yaptırılan Beykoz Mecidiye Kasrı, İstanbul’un eski yapılarındandır.
Boğaz’ın Asya kıyısında, Beykoz’da, Hünkâr İskelesi mevkiinde bulunan Beykoz Mecidiye Kasrı, Boğaziçi’nin ilk kâgir ve yeni üslûpta inşa edilmiş yapısıdır.
Beykoz Mecidiye Kasrı, Sultan Abdülmecid için Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından 1845 yılında yaptırılmaya başlanmış ve Paşa’nın ölümü üzerine, 1854’te oğlu Said Paşa tarafından tamamlatılarak Padişah’a hediye edilmiştir.
Sultan Abdülmecid’e ithafen Mecidiye Kasrı olarak da anılan yapı, denizden başlayarak kat kat setler hâlinde yükselen bir peyzaj düzenlemesine sahip koruparkın tepe noktasında yer almaktadır. Yapıldığı ilk yıllarda Sultan tarafından bir biniş kasrı olarak günlük konaklamalarda, sonraki dönemlerde ise yabancı devlet erkânı ve elçi ağırlamada kullanılmıştır.
Beykoz Mecidiye Kasrı’nın Mimari Özellikleri
Kasır, Osmanlı geleneğinde var olan “serdab köşkleri”nin 19. yüzyıl uygulamalarına güzel bir örnektir. Cephe kaplamasında İtalya’dan ithal edilen taşlar ile yerli beyaz mermer kullanılmıştır.
İki katlı, yarı kâgir ve simetrik bir düzeni olan Beykoz Mecidiye Kasrı’nın ön cephesi neoklasik bir tarza sahiptir. Kasrın Sultan II. Abdülhamid döneminde çekilmiş fotoğraflarında varaklı mobilya takımları, Hereke kumaşlarından döşeme ve perdeleri, Baccarat vazoları ve büyük kristal şamdanlarıyla zengin bir şekilde döşenmiş olduğu görülmektedir. Ayrıca kasrın içi çok değerli renkli somakilerle tezyin edilmiştir.
Arşiv belgelerine göre, Beykoz Mecidiye Kasrı’nda ek olarak Padişah’ın maiyetindeki memurları ve hademeleri için odalar; mutfak, dağ hamamı ve karşısında küçük köşk, su deposu, limonluk, kümes, kuşluk, güvercinlik gibi servis ve yaşam birimleri de inşa edilmiştir, ancak pek çoğu günümüze ulaşamamıştır.
Fotoğraf 📸