18/04/2024
Mermer ve taş ocaklarıyla;
-Arazinin fiziksel yapısı bozulmakta, toprağın erozyonu hızlanmaktadır.
-Yer altı ve üstü su dengesi bozulmaktadır.
-Tarım, orman ve rekreasyon alanları zarar görmektedir.
-Patlatmalarla su kaynakları kaybolmakta, evlerin hasar almakta ve gürültü kirliliği olmaktadır.
-Taş ocaklarında yapılan çalışmaların ilki patlatmalardır. Patlatmalar doğal dengeyi, su yollarını ve çatlak-mağara sistemini bozar. Taş ocağı için yapılan patlatmalar sonucunda topraktaki su buharlaşır. Patlama sonucunda iç yapıya erişen yağış suları, kalsiyum karbonatı(CaCO3) eritir. Bu erime sonucunda çevredeki suyun derinlere ilerlemesine yol açar. Su kaynaklarını kullanan çiftçiler ve yakındaki tesisler zarar görür. Aynı zamanda taş ocağındaki patlatmalarda yakın çevredeki evlerin duvarlarının çatladığı görülmüştür.
-Taş ocaklarından çıkan toz, bitki yapraklarını kaplayarak solunumu ve fotosentezi engeller. -Çiçeklenme döneminde döllenmeyi önler ve meyve oluşumunu azaltır.
-Taş ocağı ve kullanılan araçların çıkardığı gürültü orada çalışanlar için sağırlık yaratabilecek ölçülerdedir.
-Taş ocağı kapatıldıktan sonra arkada kalan çukur yeraltı sularının akışını engellediği için zarar vermektedir. Çukur ağaçlandırılamadığı için çöp vb. atık maddelerin doldurulduğu bir çukura dönüşmektedir. Bu çukurdaki kirletici atıklar yeraltı sularına sızarak, içme sularını kirletmektedirler.
-Uluslararası Çevre Araştırmaları ve Halk Sağlığı Dergisi’nde yer alan araştırmaya göre taş ocakları yakınında yaşayanların %98’i evlerinde toza maruz kaldıklarını, %85’i arazinin tahrip olduğunu, %97’si bitki yapraklarının tozla kaplı olduğunu, %92’si mahsul yetiştiremediğini belirtiyor.
-Aynı zamanda taş ocakları yakınında yaşayan kişilerde sağlık sorunları da dikkat çekiyor.
-Toza maruz kalan kişiler arasından %22 oranında yüksek göz ve burun alerjisi, %17’sinde göğüste sıkışma, %9 unda kronik öksürük sorunları görüldü.
-Bu nedenlerden dolayı uzmanlar, taş ocağı işletmeleri ormanlar ve su üretim yerleri dışında, yerleşim alanlarına uzak ve ağaçlandırılamayacak olan kayalık arazilerde açılması gerektiğini vurguluyor.