Tatvan Aktuel

Tatvan Aktuel Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Tatvan Aktuel, Photographer, Tatvan.

Sayın Mümin Erol valla senin yerinde olmak istemezdim. Kaç gündür herkes sana ve başarısızlığına sallıyor.
10/03/2026

Sayın Mümin Erol valla senin yerinde olmak istemezdim. Kaç gündür herkes sana ve başarısızlığına sallıyor.

26/02/2026

❄️ ☃️ 27.02.2026 Cuma Günü Bitlis İl Genelinde eğitim-öğretime 1️⃣ gün süreyle ara verilmesi ile ilgili basın duyurusu.

Burası Tatvan. Küçük bir ilçe olabilir ama yaşananlar küçük değil. Çünkü mesele bir kar temizleme tartışması değil; mese...
23/02/2026

Burası Tatvan.

Küçük bir ilçe olabilir ama yaşananlar küçük değil. Çünkü mesele bir kar temizleme tartışması değil; mesele bir belediye başkanının eleştiriye tahammülü, demokrasiye bakışı ve gücü nasıl kullandığıdır.

Mümin Erol hakkında basına yansıyan iddialar, kamuoyunun vicdanını rahatsız edecek türden. Eleştiri yapan bir gazetecinin tehdit edilmesi, hakarete uğraması ve fiziki müdahale iddiaları… Üstelik bu gazeteci, yüzde 50 engelli ve kalp hastası olan Mücahit Tarlan.

Şimdi soralım:

Bir belediye başkanı eleştiriden neden korkar?

Hizmet yapan yönetici, eleştiriden rahatsız olur mu?

Yoksa hizmet üretemeyenler mi eleştireni susturmaya çalışır?

Kar yağar, yollar kapanır, vatandaş isyan eder. Gazeteci çıkar sorar: “Neden yeterli çalışma yapılmadı?”

Bu soru tehdit sebebi midir? Yoksa görevini yapan bir basın mensubunun doğal hakkı mıdır?

Kamuoyuna yansıyan iddialar arasında geçen “başını çıktığın yere sokarım” ifadesi ise bu tartışmayı teknik bir belediyecilik polemiğinin çok ötesine taşıyor. Bu söz, sadece bir öfke cümlesi değildir. Bu sözün ima ettiği yer bellidir. Ve o ima, bu toplumda en kutsal kabul edilen değere, anneye uzanan bir gölgedir.

Bizim inancımızda anne sıradan bir kelime değildir. Peygamber Efendimizin “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisi, bu topraklarda büyüyen herkesin kulağına çocukluğundan beri fısıldanır. Anne, hürmettir. Anne, dokunulmaz bir değerdir. Anne üzerinden edilen bir söz, sadece bir kişiye değil; bir inanca, bir kültüre, bir vicdana dokunur.

Hele ki bunu söyleyen bir kamu makamı sahibiyse, mesele iki kat ağırlaşır. Çünkü o makam sadece yetki değil, sorumluluk taşır. Dilini tartmak zorundadır. Öfkesini kontrol etmek zorundadır. Eleştiriye tahammül göstermek zorundadır.
Eğer bir belediye başkanı, kendisini eleştiren gazeteciyi makamına çağırıp sindirmeye çalışıyorsa burada iki ihtimal vardır: Ya özgür basını anlamamıştır ya da eleştirinin haklı olmasından korkuyordur.

Daha da vahimi, olayın kendi partisi olan DEM Parti içinde bile tepki görmesi ve kınama ile sonuçlanmasıdır. Bir siyasi parti bile “Bu doğru değil” diyorsa, ortada basit bir polemik değil, ciddi bir sınır aşımı var demektir.

Bakın, belediye başkanlığı makamı güç gösterisi yeri değildir. O koltuk, halka hizmet koltuğudur. Eleştireni tehdit ederek, korku iklimi oluşturarak, “bana dokunan yanar” havası estirerek siyaset yapılmaz. Bu, yerel yöneticilik değil; güç zehirlenmesidir.

Bugün bir gazeteci susturulursa yarın vatandaş susar.

Bugün bir eleştiri tehdit edilirse yarın soru soran kalmaz.

O zaman geriye ne kalır? Alkış bekleyen ama hizmet üretmeyen bir yönetim anlayışı.

Gerçek liderlik, en sert eleştiriye bile sakin cevap verebilmektir.

Gerçek özgüven, “Gel konuşalım” diyebilmektir.

Gerçek hizmet, tehditle değil icraatla konuşur.

Anneye uzanan dili bu toplum affetmez.

Basını susturmaya çalışan anlayışı tarih affetmez.

Tatvan halkı korku değil hizmet istiyor.

Gazeteciler tehdit değil açıklama istiyor.

Demokrasi ise suskunluk değil cesaret ister.

Hizmet yapamayanlar eleştireni susturmaya çalışır.

Hizmet yapanlar ise eleştiriyi yol haritası yapar.

Tercih yönetenlerindir. Ama sonucu her zaman halk belirler.

*BASINA VE KAMUOYUNA* Yüzde 50 engelli ve kalp hastası meslektaşımız Gazeteci Mücahit Tarlan’ın, belediyenin karla mücad...
22/02/2026

*BASINA VE KAMUOYUNA*

Yüzde 50 engelli ve kalp hastası meslektaşımız Gazeteci Mücahit Tarlan’ın, belediyenin karla mücadele çalışmasına yönelik eleştiri paylaşımı nedeniyle DEM Partili Tatvan Belediye Başkanı Av. Mümin Erol tarafından tehdit, hakaret, küfür ve fiziki saldırıya uğraması kamu vicdanını derinden yaralamıştır.

Sosyal medya üzerinden yaptığı eleştiri sonrası telefonla aranarak ağır hakaretlere maruz bırakılan meslektaşımız, ertesi gün belediye makamında gerçekleşen görüşmede belediye başkanı tarafından sözlü ve fiziki saldırıya uğramıştır. Kamu gücünü temsil eden bir makamda ve avukat kimliği taşıyan bir kişi tarafından gerçekleştirilen bu eylem; hukuka, insan onuruna ve demokratik değerlere açıkça aykırıdır.

Basın özgürlüğü demokrasinin teminatıdır. Gazetecilere yönelen her türlü baskı ve şiddet, halkın haber alma hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Üstelik mağdurun yüzde 50 engelli bir gazeteci olması, olayın insani boyutunu daha da ağırlaştırmaktadır.

Unutulmamalıdır ki; basın susturulamaz, hakikat bastırılamaz. Demokrasi korkuyla değil, özgür sözle güçlenir.

Bitlis Gazeteciler Cemiyeti olarak saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor, olayın etkin biçimde soruşturulmasını talep ediyor ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.

Meslektaşımız yalnız değildir.

📸 BİTLİS GAZETECİLER CEMİYETİ

22/02/2026

Yorumlarda Saygı Duyacaksın Diyenler İyi İzleyin!!!

Senin unuttuğun birşey var Mümin Erol yaptığın bu hakaretler ve mafyavari tavırların nedeniyle kimse sana saygı duymak zorunda değil. Sen gazetecilere kurban olasın.

14/02/2026

Eeee şimdi bu su yukarı mahallelerden Çarşı merkezine geliyor. Yani belediyenin sorumluluğunda olan yerlerden. Karayolların sorumluluğunda olan Cumhuriyet caddesini bu hale sokuyor. Şimdi bu su taşkınının veya su birikintisinin sorumlusu belediye midir? Yoksa karayolları mıdır?

Buraya çözümü kim bulacak.

Sayın Mümin Erol ben senin yerinde olsam karışmam. Bak en son sayfamıza burası benim sorumluluk alanım değil diye yazmıştın. Bu sefer dersimi iyi çalıştım. 😉

Kanalı TatvannTv Tatvan Belediyesi Cansın Tatvan

06/01/2026

Son günlerde belediyeye yönelik yaptığımız eleştiriler nedeniyle, sayfamızın gerçeğe aykırı ve taraflı paylaşımlar yaptığı yönünde bazı kişi ve çevrelerden imalar geldiğini görüyoruz. Şunu açıkça ifade edeyim: Bizim yaptığımız paylaşımların tamamı, yaşanan olaylara ve herkesin gözünün önünde gerçekleşen uygulamalara dayanmaktadır. Amacımız kimseyi hedef almak değil, kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmektir.

Kar yağışının başladığı ilk günden itibaren Tatvan Belediyesi tarafından çeşitli anonslar yapıldığını hepimiz duyduk. Ancak bu anonslar uzun süre boyunca yalnızca
“Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan binaların çatılarında biriken karların temizlenmesi önemle rica olunur”
şeklinde kaldı. Yani uyarı vardı ama yaptırım yoktu, denetim yoktu, ciddiyet yoktu.

Oysa ki can ve mal güvenliğini tehdit eden böyle durumlarda, yerel yönetimlerin yalnızca ricayla yetinmesi değil; denetim yapması, gerekli idari yaptırımları uygulaması ve önleyici tedbirleri zamanında alması gerekir.

Ne yazık ki vatandaşlar defalarca uyarmasına rağmen, risk oluşturan binalara yönelik herhangi bir etkin denetim ya da müdahale yapılmadı. Bunun sonucunda daha önceden olayın yaşandığı alanda bulunan binalardan birinde düşen kar kütlesi, daha hayatının başında olan bir kızımızın yaşamını yitirmesine neden oldu. Bu acı olay sadece bir ailenin değil, tüm Tatvan’ın yüreğini dağladı.

Bu facianın ardından belediye tarafından yapılan anonslarda ilk kez
“aksi takdirde cezai işlem uygulanacaktır”
ifadesinin kullanılması ise, başından beri gerekli idari tedbirlerin alınmadığını açıkça göstermektedir.

Ben buradan şunu sormak istiyorum:
Bu uyarılar ilk günden bu şekilde yapılsaydı, zabıta ekipleri bina bina denetim yapsaydı ve gerekli işlemler zamanında uygulansaydı, bu genç kızımız bugün hayatta olmaz mıydı?

Gelinen noktada yaşanan bu elim olayda açık bir idari ihmal bulunmaktadır. Hukuki ve vicdani sorumluluk ise, başta ilgili belediye olmak üzere, görevini yerine getirmeyen bina sorumlularının üzerindedir.

Allah'tan genç kızımıza rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Mümin Erol Kanalı TatvannTv Tatvan Candır Gerisi Heyecandır

Sayın Mümin Erol, Dün Benim Sorumluluğumda DEĞİL Dedin. Bugün HAVASINI Atıyorsun. Bence sen PR kasıyorsun.Sayın Mümin Er...
04/01/2026

Sayın Mümin Erol, Dün Benim Sorumluluğumda DEĞİL Dedin. Bugün HAVASINI Atıyorsun. Bence sen PR kasıyorsun.

Sayın Mümin Erol, dün Cumhuriyet Caddesi için “Benim sorumluluğumda değil” diyerek eleştirilerden sıyrılmaya çalıştın. Bugün ise Karayolları’nın yaptığı temizlik çalışmasını belediyenin çalışmasıymış gibi paylaşarak adeta havasını atıyorsun.

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Caddesi’nin görüntülerini paylaşmıştık. Mahallelerdeki yapılamayan kar temizlik çalışmalarını eleştirmiştik. Fotoğrafı bahane edip mahallelerdeki enkazın üzerini örtmeye çalışmıştınız. Dün sorumluluğunu reddettiğiniz Cumhuriyet Caddesindeki KARAYOLLARI'nın temizlik çalışmasını 32 dişinizi göstererek sanki siz yapıyormuşsunuz gibi PR kasıyorsunuz. Kamuoyu sizden algı yönetimi değil; dürüstlük ve tutarlılık bekliyor.

Not: Paylaşımınız da KARAYOLLARI'ndan hiç bahsetmemişsiniz. Karayolları çalışanlara karşı büyük ayıp olmuş.

Sayın Erol,arabanız kaza yaptığı için mahallelere pek çıkamıyorsunuz galiba. Dün sabahtan beri yapılan kar temizleme çal...
03/01/2026

Sayın Erol,
arabanız kaza yaptığı için mahallelere pek çıkamıyorsunuz galiba. Dün sabahtan beri yapılan kar temizleme çalışmaları baştan sona plansız ve göstermelik. Bildiğiniz üzere ilçemizin 22 mahallesi bulunmakta. Sizin açıkladığınız planlamada ise 20 araç hizmet veriyor. Belediyeciliği hâlâ öğrenemediğiniz, araç sayısından da açıkça anlaşılıyor.

Planlama şöyle yapılır: Öncelikle bir kriz masası kurulur, ardından mahalleler bölgelere ayrılır. Bu bölgelere yeterli sayıda araç tahsis edilir. Greyderler ana arterleri, loderler ara arterleri açar; küçük kepçelerle de mahalle içlerinde cepler oluşturulur.

Mantıklı bir yönetim, karın yağıp yağmayacağını bekleyerek değil, yağacağını öngörerek hareket eder. Bunun için 20 araç değil, en az mahalle sayısının iki katı araç hazırda bulundurulmalıdır.

Görseldeki fotoğraf, Perşembe günü paylaşılan bir fotoğraftır. Ben size dün sabah saat 08.00’de çekilmiş bir fotoğraf göndereyim; bu da ana arter fotoğrafı. 😉

Not: Ben, sizin sorumluluk alanınızda bulunan mahallemden, Karayollarına ait çarşı merkezine gelemedim. Bu işler sosyal medyada cevap vermekle olmaz. Sosyal medyaya ayırdığınız zamanı, yolları açmaya harcamanız daha doğru olur bence. 😅

TATVAN HALKININ DİKKATİNE: İŞ MAKİNALARININ KLİMALARI BOZUK!!!

Bugüne kadar tanık olduğumuz en beceriksiz belediyecilik örneklerinden biriyle karşı karşıyayız.

Kış şartlarının ağır geçtiği bölgelerde belediyecilik; mazeret üretme değil, önceden planlama ve kriz yönetimi işidir. Kar yağışı bir sürpriz değildir; her yıl aynı mevsimde, aynı coğrafyada yaşanan doğal bir olaydır. Buna rağmen ortaya çıkan tablo, açık bir ihmal ve yönetim zaafını gözler önüne sermektedir.

Kış aylarına girilmeden önce, kar yağışı beklenen şehirlerde belediyelerin yeterli ekipman ve araç kapasitesine sahip olması gerekir. Kendi filosu yetersizse, kiralama yöntemine başvurulur; araç, iş makinesi ve personel planlaması aylar öncesinden yapılır. Ayrıca ilgili birimler, kış öncesinde tüm araçların bakım ve onarım işlemlerini eksiksiz şekilde tamamlar ve karla mücadele ekiplerini hazır ve nazır hâlde bekletir. Bu, belediyeciliğin en temel sorumluluklarından biridir.

Ancak kar yağışının daha ilk günlerinde ortaya çıkan manzara, bu sorumluluğun yerine getirilmediğini açıkça göstermiştir. Kar temizliğinde yaşanan aksaklıklara gerekçe olarak “araçların klimalarının bozulması” gibi, kamuoyunun aklıyla alay eder nitelikte bir bahane öne sürülmüştür.

Sorulması gereken sorular nettir:
Kış öncesinde “hazırız” açıklamaları yapılan, önünde pozlar verilen ve bakımlı olduğu iddia edilen araçlar, daha ilk kar yağışında nasıl ve neden kullanılamaz hâle gelmiştir? Eğer araçlar gerçekten bakımlıysa, bu arızaların sorumlusu kimdir? Şayet bakımlı değilse, neden kamuoyuna gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapılmıştır? Ayrıca, iddia edildiği gibi kiralama yöntemiyle gerçekleştirilen araç ihalesinde taahhüt edilen araçlar teslim edilmiş midir ve şu anda aktif olarak çalışmakta mıdır?

Bu tablo; ya ciddi bir organizasyon eksikliğine ya da kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı yönetimine işaret etmektedir.

Karla mücadelede yaşanan bu başarısızlık, yalnızca teknik bir aksaklık değildir. Aynı zamanda vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran, ulaşımı aksatan, sağlık ve can güvenliğini riske atan ciddi bir yönetim problemidir.

Sonuç olarak Tatvan Belediyesi, ne yazık ki bu sınavdan sınıfta kalmıştır.

Not: Karın çok yağması bahane değildir. Bu tamamen acizliktir.

TATVAN HALKININ DİKKATİNE: İŞ MAKİNALARININ KLİMALARI BOZUK!!!Bugüne kadar tanık olduğumuz en beceriksiz belediyecilik ö...
01/01/2026

TATVAN HALKININ DİKKATİNE: İŞ MAKİNALARININ KLİMALARI BOZUK!!!

Bugüne kadar tanık olduğumuz en beceriksiz belediyecilik örneklerinden biriyle karşı karşıyayız.

Kış şartlarının ağır geçtiği bölgelerde belediyecilik; mazeret üretme değil, önceden planlama ve kriz yönetimi işidir. Kar yağışı bir sürpriz değildir; her yıl aynı mevsimde, aynı coğrafyada yaşanan doğal bir olaydır. Buna rağmen ortaya çıkan tablo, açık bir ihmal ve yönetim zaafını gözler önüne sermektedir.

Kış aylarına girilmeden önce, kar yağışı beklenen şehirlerde belediyelerin yeterli ekipman ve araç kapasitesine sahip olması gerekir. Kendi filosu yetersizse, kiralama yöntemine başvurulur; araç, iş makinesi ve personel planlaması aylar öncesinden yapılır. Ayrıca ilgili birimler, kış öncesinde tüm araçların bakım ve onarım işlemlerini eksiksiz şekilde tamamlar ve karla mücadele ekiplerini hazır ve nazır hâlde bekletir. Bu, belediyeciliğin en temel sorumluluklarından biridir.

Ancak kar yağışının daha ilk günlerinde ortaya çıkan manzara, bu sorumluluğun yerine getirilmediğini açıkça göstermiştir. Kar temizliğinde yaşanan aksaklıklara gerekçe olarak “araçların klimalarının bozulması” gibi, kamuoyunun aklıyla alay eder nitelikte bir bahane öne sürülmüştür.

Sorulması gereken sorular nettir:
Kış öncesinde “hazırız” açıklamaları yapılan, önünde pozlar verilen ve bakımlı olduğu iddia edilen araçlar, daha ilk kar yağışında nasıl ve neden kullanılamaz hâle gelmiştir? Eğer araçlar gerçekten bakımlıysa, bu arızaların sorumlusu kimdir? Şayet bakımlı değilse, neden kamuoyuna gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapılmıştır? Ayrıca, iddia edildiği gibi kiralama yöntemiyle gerçekleştirilen araç ihalesinde taahhüt edilen araçlar teslim edilmiş midir ve şu anda aktif olarak çalışmakta mıdır?

Bu tablo; ya ciddi bir organizasyon eksikliğine ya da kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı yönetimine işaret etmektedir.

Karla mücadelede yaşanan bu başarısızlık, yalnızca teknik bir aksaklık değildir. Aynı zamanda vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran, ulaşımı aksatan, sağlık ve can güvenliğini riske atan ciddi bir yönetim problemidir.

Sonuç olarak Tatvan Belediyesi, ne yazık ki bu sınavdan sınıfta kalmıştır.

Not: Karın çok yağması bahane değildir. Bu tamamen acizliktir.

ÖNEMLİ DUYURU!!!29 Aralık 2025 Pazartesi günü için Bitlis Valiliği'nden uyarı yapıldı.
28/12/2025

ÖNEMLİ DUYURU!!!

29 Aralık 2025 Pazartesi günü için Bitlis Valiliği'nden uyarı yapıldı.

Tatvan’da Domates 15 Lira, Batman’da 10 Lira! Bu Ne Perhiz Bu Ne Domates Turşusu?Tatvan ve Ahlat’ın bereketli toprakları...
07/09/2025

Tatvan’da Domates 15 Lira, Batman’da 10 Lira! Bu Ne Perhiz Bu Ne Domates Turşusu?

Tatvan ve Ahlat’ın bereketli toprakları, yıllardır domates üretiminin merkezi olmuştur. Bölge halkının geçim kaynağı, sofraların vazgeçilmez ürünü olan domates, bugün çarpık ve adaletsiz fiyat politikalarının kurbanı hâline gelmiş durumda.

Bakın tabloya: Tatvan’da üretilen domatesin kilosu 15 lira. Ama Tatvan ve Ahlat'tan Batman'a götürülen aynı domates Batman merkezde, yani sadece 230 kilometre ötede 10 liraya satılıyor.

Şimdi soruyorum: Domates tarladan çıkıp onlarca kilometre yol gidince mi ucuzluyor? Yoksa Tatvanlı vatandaşın alın teri, kendi sofrasında daha mı değersiz görülüyor?

Bu işin adı ticaret falan değil. Bu, tamamen denetimsizlik ve adaletsizliktir. Üretici emeğinin karşılığını alamıyor, tüketici ise kendi memleketinde daha pahalıya ürün yemek zorunda kalıyor. Aradaki farkı kim cebine indiriyor, kim kazanıyor?

Bu çarpıklığa göz yumulursa kaybeden hep biz olacağız. Tatvan’da vatandaş 15 liraya domates yerken, Batmanlı 10 liraya aynı domatesi yiyorsa, burada ciddi bir sorun vardır. Ve bu sorunu çözmek için yetkililerin derhal devreye girmesi gerekir.

Çünkü mesele sadece bir domates meselesi değildir. Bu, adalet meselesidir, emek meselesidir, halkın cebinden çalınan alın teri meselesidir.

Tarım il - ilçe müdürlüklerine, belediyelere, ticaret odalarına ve esnaf sanatkarlara çağrımız şudur: Manavlarda, pazarlarda, marketlerde tarla çıkış fiyatı ile satış fiyatlarını karşılaştırın.

Address

Tatvan
13200

Opening Hours

Monday 08:00 - 17:00
Tuesday 08:00 - 17:00
Wednesday 08:00 - 17:00
Thursday 08:00 - 17:00
Friday 08:00 - 17:00

Telephone

+905527053413

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tatvan Aktuel posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category